Bir sızım var
Ne nâmeleri duyuyorum
Ne mânileri okuyorum
Ne de yaşıyorum.
Bir yaram ve bir sızım
Kendi kendime ıssızım
Şimdi bir kararsızım
Pek de arsızım.
Yaşamım bana bir dost verdi
Bakışıma merhamet getirdi
Soluğum, bir yâri hiç nasip etmedi
Kesilmeden, sevmeyi gösterdi.
Hepsi kaçtılar benden ve deliliğimden
Anladım ki gönlüm varmıyor gönüle
Hüznüm başlıyor, yalnızlık çökünce geceme
Elimi ısıtan bir el istesem de nâfile.
Geçtiğimiz an bir erkek sevgisi peyda oldu
Bir erkek, bir gün var idi; bir gün yok oldu
Ne sevdasını kolluyor, ne de vazgeçiyordu
Ne yapacağını o da bilemiyordu.
Şimdi Havva evlâdı ne yapsın
Lilith’in cânı çok yaşasın
Bu korkak mavi yerkürede
Kendiciğine bir mezar kazsın.
Korkaklıktır en büyük korkum
Ve en büyük yenilgim gururum
Fakat aşktır, ezici ve yıkıcı huyum
Tabiatım budur avucunda suyum
Yalnızlık efendim, ben de ona kulum.
Kimse anlamaz bu merkeb hâlimi
Küçümseme sen bu merkebliği
Yükümü sırtladım ve yol aldım
Yoktur kimseye boynunu eğdiği
Baht-ı câri ve arkasında kemâni
Kalmadı daha o ufukta nasibi
Sulara gömüldü okyanustaki dervişi.
Yorum bırakın