Böyle duvar, duvar bir adam olmuş

Kocaman adam, şimdi bu duvar

Kollarıyla beni sıkıyor

Göz yuvalarımdan, kemiklerim çıkıyor

Böyle bir duvar, duvar ama benim örmediğimden.

Başkaları örmüş, çimentosundan karmışlar harcı

Ben de gözümün yaşından kardım bu yaşı

Soluğumda alevden bir demir top var sanki

Öylesine yakıyor tüm bendimden zihnimi

Hayvanların sesleri, motorların vırıldaması

Martının kahkahası, gemilerin kornası

Duvarın çığlığı olmuş, üzerime yıkılıyor.

Öyle ışıklı ki buralar, ne var da böylesine ihtiyaç duyuluyor; anlamıyorum

Kaldırımları süslüyor yabani otlar, ben ellerimle koparıyorum 

Boş lakırtı içinde tüm insancıklar, ben tebessüm ediyorum.

Yaklaşmasın bu duvar diye dua ederken 

Ellerim yüzüme değmeden mededimden kovuluyorum

Ha İblis, ha da ben 

Tanrı ikimizi de hiç sevmiyor

Bakın bazen bu minik insanları seviyorum

Bazen azmıydı da, artıyoruz diyorum

Sevgisizlikten kendimi yiyorum da şu aralar pek doymuyorum.

İşte böyle geldi duvarlar bana

Hiç susmadılar daha

Ne sabır taşım kaldı bir lafza-insana

Ne de niyetliyim İstanbul’a

Küsmüşüm bile Kuzguncuk’a.

ipek Avatar

Published by

Categories:

Yorum bırakın