Oturdum, üçü çeyrek geçiyor, öylece oturdum

Elimde gündelik işler var ama us uslanmıyor

Ne komik değil mi cânım havvanın evlatları

Dünyanın işi bitmiyor ama akıl kaldığı yerde duruyor

Elinde tozlu bezin, silmeye çalışıyorsun pislikleri

Alışagelmiş bedenin, bilincin kapanmış, başka alemlere kapaklanmış

Yahut hiç bitmeyen eğlencelerin, gözler kapanmış, yaşın yaşlanmış

Gelelim; geliş sebebi mutlakımıza, mutlaktan kopmamıza

Vaktiyle şen kahkahalar duydu bu dört duvar

Secdeye kapanmış, Mahfuz kendine taparmış

Yağmur gibi gözyaşı serpiştirdim bu duvarın betonuna

Bu şarkılar, armağandı onlarcasına

Günden güne yalnızlaşan ve fakat keyif alan

Kum saatimdi şu mezarlığa vuran ışıklar

Söndükçe, benim gecemi başlatan

Beni benliğimden ayıran

Günaha sokan

Bu ev, dostluğa ev sahipliği etti

Her bir seramiği özenle incelendi

Gıcırdayan kapısı, uykulardan etti

Pencerelerden kediler çıktı-girdi

Bu ev, aşk da gördü, düşmanlıkta

Vedalara şahittir Kahraman

Pek fakat vefalıdır Kahraman

Bir kardeş selamı geldi göğün karasından

Ben aldım ve aleykum selam

Gönülden damlayan kanı gördüm de geldim

Kansızlıktan virane gönlüme em buldum da geldim

Bir ebru, bir ipten, bir ipekten aldımda geldim

Kahraman, mazimi sana geldim de yendim.

ipek Avatar

Published by

Categories:

Yorum bırakın